Aşk, senin elinde kumdan bir kale imiş meğer.
Bir rüzgarla devrildi, ne mimarisi kaldı ne de değeri.
Şimdi ben, o yenilginin mimarisi içinde yaşıyorum.
Taşları sökülmüş bir anıtta tek başıma yas tutuyorum.
Oysa ben sana, gökyüzünün bütün maviliklerini vermiştim;
Sen bana, bulutların en zehirli olanını bıraktın.