Sevdam hafif gelir sana, sen bakma bana, kıyamıyorum halâ özünden dönüp sözünü yutmuş bir insana. Ölüm kurşundan mı gelir her anısına gülene. Kalemi tuttumu elim, ciğerimden süzülür mürekkebim anlam bilene. Kaç veda sığdırırsın hayatından gidene. Giderken kaç bahçen susuz kalır da dökülür yaprakların. Dökülenlerle sarılır mı yaralarım. Hüzün karanlığa büründü her önüme geleni yaralarım. Dünya dengesinde dönen sadece değil dünya ya eşlik eder gözlerim. Gözlerine daldığında dudaklarımdan süzülür derin sözcüklerim.parmaklarının ardından işlerken şaçlarının gölgesi içime, parmaklıkların ardında mırıldanırken seni düşlerim.
Hayalimiz vardı seninle ben geç kaldım.
Öyle bir baktın ki gözlerime,
Hiç gitmeyeceksin sandım.
Hüzün çökerken her hecemden geceme.
Ben her hecemde seni andım.
Sığamadığım bir duvarın ardına sığdırdım bütün hayalleri. Hayallerim ki hoyrata düşkün. Otuzumda, otuzbeş metre kare içinde. İçim dünyaya küskün. çaresizliğin uğultusu çınlar beynimin her hücresinde. Çığlıklarımı bir ben duyarım. İmkan olsa buluşsaydım gözlerinde, gözlerimi sana altın tepside sunarım.
Hayalimiz vardı seninle ben geç kaldım.
Öyle bir baktın ki gözlerime,
Hiç gitmeyeceksin sandım.
Hüzün çökerken her hecemden geceme.
Ben her hecemde seni andım.
E. Ç. G