Silüetinde sefaletimi gördüm, gölgem bile senden utanır,
Kalbim yoksul bir gecekondu, aşkınsa gökdelen kadar.
Dudaklarından düşen her kelime, bana kurşun misali,
Senin sessizliğin bile benim içimde isyan hâli.
Aynalarda yoksun ama ben seni her yüzeyde bulurum,
Hayalinle yanarım, sonra külleriyle savrulurum.
Gözlerin bir uçurum, ben hep kenarında beklerim,
Düşmekten korkmam, çünkü zaten düşlerimle beslenirim.
Kalemim senden izler taşır, ama satır arası kan,
Yazdıkça anlıyorum, seninle benim aramda yok zaman.
Her gece seni duyarım, sustuğum her hecede,
Senin adınla başlar, biter cümlem “belki de.”
Gecemle gündüzüm karıştı, umutlarım paramparça,
Sözlerin yankı olur, kalbimde yankılanan marşa.
Seni sevmek bir sabır değil, bir ceza, bir direniş,
Ama bu isyanım bile senin sessizliğine bir övgü gibi iş.
Kırık bir aynayım, içinde yüzüm değil, sen varsın,
Ben yanarken bile sen hep buz gibisin, anlamsızsın.