Suskun duvarlara yaşlanmış saatler,
Her tik tak bir yara, her dakika bir çöküş.
İçimde bükülmeyen çocukluğumun sesleri,
Ve hayal kırıklıklarıyla örülmüş bir geçmiş yükü.
Geceyi terk edemiyorum
Gözlerimde ağır bir karanlık var,
Ne rüya ne umut... Zifiri bir boşluk.
Biri sigara daha, bir yudum daha
Yine de içimde kıpırdamıyor hayat.
Penceremde eski bir şehir durur,
Yalnızlığın bütün renklerini taşır üstünde.
Ay bile bu sefer anlamış beni,
Işık yerine hüzün döküyor bu gece.
Geceyi terk edemiyorum...
Çünkü gün doğunca daha da eksiliyorum.
Güneş bana ne vaat etse de
Biliyorum hiçbir sabah iyileştirmez beni.
Devrik cümleler dolanır beynimde
Anlatamadıklarımın ağırlığında boğulurum.
İnsan bazen susarak çığlık atar,
Ben her gece bunu yapıyorum
Ve hala geceyi terk edemiyorum.