Biliyorum, her adım bir felaket
Her nefeste zehirli bir davet
Ama ben o ateşi söndürmek istemem
Bu karanlık limanda demir atar, beklerim
Yüzün bana döndüğünde dünya durulur
Bir anlık huzur, sonra fırtına kurulur
Senin gölgende saklı, en gerçek halim
Korku ve arzu, çözülmez bir ikilem
Oysa bilirsin, ben cenneti aramadım hiç
Küllerimden doğmak, yalan bir geçit
Gözlerin umut değil, bakmaktan korkmadığım uçurum
Her düşüşte seni bulurum, dipte bile senle var olurum!
Bir çığlık olsan sessizliğimde, yankılanan tek ses
Benim için Aşk bu; tehlikeli, kaçınılmaz bir heves!
Şehrin ışıkları söndüğünde, sen parlıyorsun
Gizlediğim her yarayı tek tek biliyorsun
Mantık kaybolur, gemiler yanar, geriye dönüş yok
Bu yolda yürümek, ruhumda açılan bir oyuk
Her bakışın bir imza, sonu gelmez bir sözleşme
Acı çekmekten yorulmadım, bu benim son teşhisim
Geriye kalan ne varsa, şimdi senin eserin
Parçalanmış bir kalp ve bitmeyen bir direnişin
Oysa bilirsin, ben cenneti aramadım hiç
Küllerimden doğmak, yalan bir geçit
Gözlerin umut değil, bakmaktan korkmadığım uçurum
Her düşüşte seni bulurum, dipte bile senle var olurum!
Bir çığlık olsan sessizliğimde, yankılanan tek ses
Benim için Aşk bu; tehlikeli, kaçınılmaz bir heves!
Karanlıkta dans eden o iki yıldızsın
Beni çeken, hem de yok eden, tek yazımsın...
Uçurum... Yaşamak bu, uçurum...
Gözlerin umut değil, bakmaktan korkmadığım uçurum