(Intro – fısıltı gibi)
Sabahın ilk ışığında, titredi telefonum
Annem yazmış: “Oğlum, dön artık, ev bomboş oldu…”
Yutkundum… zaman sanki durdu o anda
Kalbime çöken ağırlıkla başladı vedam sana
⸻
(Verse 1)
Sabah ezanı yeni durmuştu, sessizlik bastı sokağı
Mesaj geldi: “Evine dön.” Kalbim deldi yokluğu
“Nasıl olur?” dedim içimden, gözyaşım düştü usulca
Sensiz geçen bi’ gün bile, bana cehennem olurdu
Sen adımı verdin, yüzümü çizdin bu hayata
Kendime her bakışımda seni gördüm aynalarda
Şimdi soruyorum içimden, yanıt yok hiçbir yerden
Nasıl veda eder insan, ömrünün ta kendisinden?
⸻
(Nakarat )
Nasıl veda ederim,
Beni ben yapan insana?
Gözlerimdeki ışık sendin
Aynada sana bakar gibi kendime bakarım ben
Nasıl, nasıl, nasıl veda ederim?
⸻
(Verse 2)
Sen inandın bana, ben kendime küstüğümde bile
Her düşüşümde el oldular, sen yâr oldun gizlice
Hatalarım çoktu, ben kayboldum
Ama sen hiç gitmedin, gölgem oldun
Şimdi korkuyorum, hayalinle baş başa
Sen gidince dünya daha da yabancı bana
Ama o kadına söz verdim: “Ben buradayım”
Sen gitsen bile adını unutturmayacağım
⸻
(Bridge –)
Tut ışığı, ben hâlâ buradayım
Sen gittin ama, ben hâlâ seninle konuşuyorum içimden
Senin yokluğunla yaşamayı öğrenmek zorundayım
Ama seni her satıra, her nota’ya kazıyacağım
⸻
(Nakarat )
Nasıl veda ederim,
Hayatım boyunca yanımda olan birine?
Beni ben yapan, beni tutan
Beni sensiz bırakıp giden biri için
Nasıl susarım, nasıl unuturum
İçimde senle büyüyen bu duyguyu?
Her şey sende başladı…
Şimdi sensiz nasıl devam ederim?..
⸻
(Outro)
En yakın dostum sendin…
Bir daha başlama şansım olsa, senle başlardım yine
Tut ışığı, tut…
Ben hâlâ buradayım…