Karanlık boğuyor sesimi,
İçimde çığlık çığlığa bir sessizlik var.
Adın hâlâ damarlarımda dolanıyor,
Zehir gibi, ateş gibi, beni içten içe yakar.
Ellerim titriyor, gölgem bile kaçıyor benden,
Senin yokluğun bıçak gibi saplanmış göğsüme.
Ne yürüyebiliyorum ileri,
Ne geri dönüyor kalbim bu kör düğüme.
Kopuyorum senden ama kopamıyorum,
Her adım altında kırılıyor içim.
Yıkıldım deme bana,
Zaten ben, çoktan yerle birim.
Uzaklığın küllerinde yanmıyorum artık,
Külünle boğuşup parçalanıyorum!
Adın her geçtiğinde
Kalbimde bir duvar daha çöküyor.
Sen sustukça içimdeki ateş
Daha vahşi, daha karanlık oluyor.
Bıraktığın boşluk beni öldürmüyor
Ben orada her gün yeniden ölüyorum.
Seni unutmak için kaç kez gömdüm kendimi,
Toprak bile kusuyor adını içimden.
Kalbimde bir yara değil seninki
Sürekli kanayan bir çentik,
Sildiğimi sandıkça geri gelen.
Gece göğsüme çökerken
Senin yokluğunu kazıyorum ellerimle.
Ne kadar derine insem,
Bir o kadar daha yaklaşıyorum karanlığına sessizce.
Uzaklığın küllerinde yanmıyorum artık,
Külünle boğuşup parçalanıyorum!
Adın her geçtiğinde
Kalbimde bir duvar daha çöküyor.
Sen sustukça içimdeki ateş
Daha vahşi, daha karanlık oluyor.
Bıraktığın boşluk beni öldürmüyor
Ben orada her gün yeniden ölüyorum!
Gelme artık!
Gelirsen yıkarım kendimi seninle!
Gitme artık!
Gidersen karanlık büyüyor içimde!
Ne seninle kalıyorum,
Ne sensiz nefes alıyorum.
Bu aşk bir savaşsa,
Kaybedeni ben, çoktan belliyim!