[(Intro)
(Derin bir bass vuruşu, uzaktan gelen bir havlama sesi ve yankılı bir siren...)]
Adalet nerede?
Gözlerinin içine bak...
Onlar konuşamaz ama sen duyabilirsin.
Yo, dinle.
[(Bölüm 1)]
Asfalt soğuk, gecenin karnı aç
Bir lokma ekmek için her gün yeni bir savaş
Gözlerinde korku, kalbinde derin bir sızı
Belediye arabası gelince kesilir nefesi, hızı.
Sessizce kıvrılmıştı oysa kaldırımın köşesine
Zararı yoktu kimsenin ne neşesine ne sesine
Ama bir gece baskını, bir iğne, bir kafes
Beton duvarlar ardında kesilen son nefes.
[(Nakarat)]
(Trap Beat yükselir, agresif flow)
Sokaklar mezar, şehirler dilsiz bir infaz yeri
Kime güvenecek bu canlar, döndürün artık geri!
Ağaçlar ayakta ölür derken, onlar yerde can verir
İnsanlık dediğin şey, vicdan sustukça erir.
(Vur, vur!) Adalet nerede?
(Dur, dur!) Zulmü izleme!
Onların sesi ol, bu kanlı eli gizleme!
[(Bölüm 2)]
Zehirli etler, poşetler, gizli barınak kuyuları
Modern şehir dedikleri, canların toplu mezarları.
"Uyutmak" dedin buna, hangi vicdanın kılıfı?
Öldürmek cinayettir, bozun artık bu sınıfı!
Kuyruğunu sallayan o dostluk şimdi nerede?
Bir kürek darbesiyle gömüldü derin bir dereye.
Siyasetin oyuncağı değil o ıslak burunlar
Sizin beton kalbinizden daha temiz o ruhlar.
[(Köprü)]
Sessiz çığlıklar yankılanır paslı teller arkasında
Ölüm kokusu sinmiş her bir kafes parçasında.
Bugün sustuğun her can, yarın senin vebalin
Aynaya bakınca söyle, neresindesin bu halin?
[(Nakarat)]
Sokaklar mezar, şehirler dilsiz bir infaz yeri
Kime güvenecek bu canlar, döndürün artık geri!
Ağaçlar ayakta ölür derken, onlar yerde can verir
İnsanlık dediğin şey, vicdan sustukça erir.
[(Outro)
(Beat yavaşlar, sadece bass ve atmosferik sesler)]
Toprak altına gömdüğün sadece bir can değil...
Senin merhametin.
Senin geleceğin.
Seslerini duy.
Adaleti getir.
[(Sessizlik...)]