Yeah… Ahmet…
Yaktın beni be...
Sensiz geceler, dertle kardeş...
Kalbimin eskisi sen,
Yaralar içimde derin.
Kapatmam, izi kalır,
Adın her nefeste yanık bir film.
Ez te hez dikim, lê tu çûyî
(Ah seni seviyorum, ama sen gittin)
Dilê min şikestî, lê tu nizanî
(Kalbim kırıldı ama sen bilmedin...)
Sokak lambası sönük bu gece,
Gözlerim dolu, bak yine içime.
Ne ara koptuk biz bu hikâyede,
Kader yazdı seni başka birine.
Bile bile sustum, gururumla,
Yalancı gülüşler maskem oldu.
“Unuturum” dedim ama yalan,
Çünkü kalbim seni orda unutur mu?
Yanıyor içim,
Fotoğrafın elimde, dumanla iç içe...
Bir “geri dön” de,
Yeminle yine koşarım üstüne.
Kalbimin eskisi sen,
Yaralar içimde derin.
Kapatmam, izi kalır,
Adın her nefeste yanık bir film.
Tu çûyî, min ma bê te,
(Sen gittin, ben sensiz kaldım)
Ronîya çavê te, di xewnên min de.
(Gözlerinin ışığı kaldı rüyalarımda.)
Yazmadım kimseye senden sonra,
Bomboş satırlar, dolu yara.
Beni yaktın, ama ben gülmedim,
Kalbim hâlâ senin adını söyler, duvarlarda yankı.
Düşün, kaç gece ağladım gizlice,
Adını duydum radyoda sessizce.
Bir “affet” gelseydi dudaklarından,
Kurtulurdum bu dertten belki de.
Kalbimin eskisi sen,
Yaralar içimde derin...
Ahmet der: “Unutmadım seni”
Ama kalbim, artık eski değil…