O gün gördüm seni
Maviler içinde…
Aya bakıp gülümserken
Sonra da bana baktın,
Aya baktığına
Pişman olurcasına,
Kaçıp gittin içeri.
Daha da dönmedin geri.
Neden, neden diye sordum kendime
Dedim aşktan hayır yok bize.
Söylendim kendi kendime
Artık veda vakti geldi diye…
Gittim Ankara Garı’na,
Atladım onsekiz onaltı trenine.
Boş rüyalar içerisinde
Tren başladı gitmeye.
Bir belirsizliğe giden tren.
Nereye gittiğini bilmiyorum.
Belki Kars’a, İzmir’e, Eskişehir’e…
Yok yok, gidiyor bu tren kalbime.
Meğer gidiyormuşum dertleşmeye
Yıpranmıştı artık kalbim.
Kırıla kırıla, üzüle üzüle…
Sevgisiz kalan kalbim,
İstemiyordu konuşmak.
Yakmış yıkmış kendini,
Delirmiş belli ki.
Sensiz geçen günleri saymış.
Tıpkı cehenneme düşmüş melek gibi…
O gün gördüm seni
Maviler içinde…
Aya bakıp gülümserken
Sonra da bana baktın,
Aya baktığına
Pişman olurcasına,
Kaçıp gittin içeri.
Daha da dönmedin geri.
Neden, neden diye sordum kendime
Dedim aşktan hayır yok bize.
Söylendim kendi kendime
Artık veda vakti geldi diye…
Gittim Ankara Garı’na,
Atladım onsekiz onaltı trenine.
Boş rüyalar içerisinde
Tren başladı gitmeye.
Bir belirsizliğe giden tren.
Nereye gittiğini bilmiyorum.
Belki Kars’a, İzmir’e, Eskişehir’e…
Yok yok, gidiyor bu tren kalbime.
Meğer gidiyormuşum dertleşmeye
Yıpranmıştı artık kalbim.
Kırıla kırıla, üzüle üzüle…
Sevgisiz kalan kalbim,
İstemiyordu konuşmak.
Yakmış yıkmış kendini,
Delirmiş belli ki.
Sensiz geçen günleri saymış.
Tıpkı cehenneme düşmüş melek gibi…