1. Kıta (Düzenlenmiş – Ağır Argo)
Bir varmış bir yokmuş, kafam yine dağıtmış iyice,
Gökyüzü çöküyor üstüme, sanki hayat bana diklenmiş iyice.
Güneş vurur kalbime, yanarım lan, içim paramparça,
Ulan ben, niye salak gibi hâlâ aynı yerde çakılı kalmışım acaba?
⸻
Nakarat (Düzenlenmiş)
Geceyle gündüz kadar zıtız belki,
Ama şu lanet duygu var ya, yine buluyor bizi.
Kafamın içindeki karmaşa bile senin sesi,
Ulan kendim, niye hâlâ yanıyorum? Bu ne lan böyle bir iz gibi?
⸻
2. Kıta (Düzenlenmiş)
Ruhumda ince bir yol var, kim çizdi lan bu saçmalığı?
Her adımda sen çıkıyorsun, sonra ben kendime sövüyorum: “Bu nasıl bağlılık abi?”
Yaşadıklarımız büyümüş içimde, kopup atamıyorum, deliriyorum,
Dünya senle anlamlı diye kendime giydiriyorum, vallahi kafayı yedirtiyorum.
⸻
Nakarat (Düzenlenmiş)
Geceyle gündüz kadar zıtız belki,
Ama şu lanet duygu var ya, yine buluyor bizi.
Kafamın içindeki karmaşa bile senin sesi,
Ulan kendim, bu ne biçim ışık? Niye hâlâ içimde senin nefesin izi?
⸻
Köprü (Düzenlenmiş)
Hiç yalnız kalmadım ki, lanet olsun, aklıma üşüşüp duruyorsun,
İçimde bir ışık yanıyor hâlâ, “Sön artık!” diyorum, ama hiç sallamıyorsun.
Her darbeyi beraber atlattık, tamam eyvallah…
Ama kendime kızıyorum hâlâ: “Oğlum niye bu kadar kaptırdın? Bu ne mallık lan?”
⸻
Final Nakarat (Düzenlenmiş)
Geceyle gündüz kadar zıtız belki,
Ama yine buluyor lanet sevgi bizi.
Her umut, her nefes, her adım senin sesi,
Ben büyürüm ışığınla… ama içimden söverim kendime:
“Ulan bu ne biçim nefes, ne biçim his?”