Nefes aldığın her yer senin,
Ama bazı nefesler insanın boğazına dizilir,
Bazı yollar adım ister ama güç vermez,
Ben de tam orada duruyorum işte…
Bir adımın bıçak sırtında.
Gözlerim kapalı, içimde bin yankı,
Her biri başka bir ihtimal fısıldıyor.
Korkularımla konuşuyorum sessizce,
“Bırak” diyorum,
“Bırakırsam düşmem, belki sadece özgürleşirim.”
Sonra içimde bir kapı aralanıyor,
Karanlık değil, ışık değil…
Sadece gerçek.
Kendimle yüzleştiğim o dar koridor.
Acıtıyor, ama hafifletiyor da…
Ve fark ediyorum:
Düşüş sandığım şey,
Belki de yükselişimin ta kendisi.
Belki de dibe değmeden
Hiçbir insan gerçekten doğrulamıyor.
Şimdi, içimdeki o ses yeniden konuşuyor:
“Yürü…
Kül bile olsan, yeniden yanmayı biliyorsun.
Senin ateşin sönmez, sadece şekil değiştirir.”