Gecenin en dip saati, sigaram bitmiş, ben değil,
Sokak lambası yanıyor ama içimde ışık değil.
Gözlerimde uykusuzluk, yüreğimde eski izler,
Bir ben kaldım bu şehirde, ne dost, ne gizler.
Kırılmış aynalara bakıyorum, yüzüm tanıdık ama yabancı,
Gülüşümün tonu değişmiş, sanki içimden bir yankı.
Bir zamanlar hayal kurardım, şimdi düşlerim kirli,
Her adımım geçmişe, her nefesim sinirli.
Kendimle konuştum dün gece, sustum sonra ben,
Cevap veremedi kalbim, çünkü duymuyordu kendinden.
Bir yanım çocuk hâlâ, diğeri çok yaşlanmış,
Zaman benden çok şey aldı, ama ben hâlâ kanlanmış.
Sokaklarda yürüdüm, sessizlikle yarışa girdim,
Bir sokak köpeği bile benden daha huzurlu gibiydi.
Bir yerlerde unuttum gülmeyi, belki de bilerek,
Çünkü her kahkahanın arkasında acı bir hikâyem gerek.
Telefonum sessiz, arkadaş listem hayal,
Beni ben eden herkes, şimdi sanki bir masal.
Bir şarkı çalıyor uzaktan, beni hatırlatıyor,
O zamanlar gülüyordum, şimdi sadece dinliyorum.
Geçmişime sarılmak istedim ama ellerim boş,
Kırık bir anı kalmış, o da çoktan soğumuş.
Bir fotoğraf buldum, tozlu çekmecelerde,
Benim yanımda ben varım, ama artık aynı ben değilim be.
Hatalarımın üstüne oturdum, tahttaymış gibi,
Kendimi yargıladım, hüküm hep aynı: “Suçluyum gibi.”
Ama kimse bilmez, bazen suçlu olmak da masumdur,
Bazen susmak bile bağırmaktır, ama kim anlar dur?
Yıldızlara baktım bu gece, biri kaydı önümde,
Bir dilek diledim ama unuttum neydi deminde.
Belki “geri dön” dedim, belki “bırak geçmişi,”
Ama kalbim her defasında aynı notayı çaldı: “Eksilişi.”
Kalemim kanıyor, her satır bir yara izi,
Dilim dönmüyor bazı kelimelere, çünkü hepsi seni anımsatır izi.
Bir anı gibi değil, bir lanet gibi üzerimde,
Her nefeste bir parça geçmiş, bir parça eksik ben içimde.
Sokakta çocuklar gülüyor, ben içimden ağlıyorum,
Belki onlar gibi saf olsaydım, ben de hâlâ yaşıyorum.
Ama büyümek denen şey, biraz ölmektir içten,
Bir yanını kaybedersin, bir yanını gizliden.
Küllerimi savurdum rüzgâra, belki bulur beni,
Ama rüzgâr bile üşür bazen, taşır mı benim yükümü?
Bir parçam eksik, bir parçam donuk,
Ama içimde hâlâ bir ses var: “Bitmedi, yanıyorum.”
Sessizlik bile konuşuyor artık odalarda,
Gölgeyle dost oldum, korkum bile yanımda.
Bir umut var içimde, belki sabaha çıkar,
Ama sabah bile korkuyor benden, çünkü hâlâ karanlık var.
Kırık kalemimle yazıyorum, bir gün bitecekmiş gibi,
Ama bitmiyor, çünkü içimde hikâyem hâlâ diri.
Bir gün biri okursa bu satırları, bilsin isterim,
Ben ölmedim, sadece sessiz kaldım, bir süre derin.
Aynaya baktım sabah, göz altlarım yorgun,
Ama içimde bir şey değişmiş, artık korkum yok, yoğun.
Külümden doğdum, alevimle yanıyor şehir,
Bir zamanlar susan ben, şimdi sarsıyor her yeri.
Geceler bana diz çöktü, kabuslar kaçtı benden,
Bir gölgeydim dün, bugün güneşim ben.
İçimdeki savaşın galibi belli artık,
Düştüm, kırıldım ama yeniden kuruldum mantık.
Sokaklar hâlâ aynı, ama ben değil,
Artık kaybolmam, çünkü yönüm kendi dilim.
Kelimelerim kılıç gibi keskin