[Verse 1]
Dizlerinde yara, avucunda taş
Karanlık sokak, duvarlarda yaş
Cebinde umut, ama delik pantolon
Kafasında sorular, “Ben de büyür müyüm, oğlum?”
Kartonun üstünde sayar yıldızları
“Hangisi benim?” der, tutar nefesini
Herkesin içinde, kimsenin değil gibi
Islak bir battaniye, tek bildiği dili
Omzunda dünya, ayağında çamur
Ayaz yine keser, nefes alır zor
Eski bir oyuncak, bir gözü kopuk
Onunla konuşur, çünkü dünya suskun
[Chorus]
Soğukta titrer ayazdaki çocuk
Gecenin içinde kurar koskoca ufuk
Kimse bilmez, içinde kopan fırtına
Karanlıkta parlar, tek başına umut
[Verse 2]
Gözünde çizdiği evin camı buğulu
İçerisi sıcak, masada çorba bu
“Bir gün” der, “oradayım, karnım tok, sırtım sağlam”
Defter yerine aklında çizer her bir plan
Kendine söz verir, duymaz mahalle
“Okuyup döneceğim, çıkacağım bu hale”
Hayalinde ceket, temiz ve yeni
Adıyla çağıran öğretmen sesi
Bazen de uçar, hayalinde uzaya
Yıldızların arasından bakar bu dünyaya
“Belki başka bir yerde daha şanslıyım” der
Ama yine sabahı bekler, inatla, her sefer
[Chorus]
Soğukta titrer ayazdaki çocuk
Gecenin içinde kurar koskoca ufuk
Kimse bilmez, içinde kopan fırtına
Karanlıkta parlar, tek başına umut
[Bridge]
[low vocal register]
Elleri donmuş, düşmez duası
Dudağında çatlak, içinde cesareti
“Bugün de geçecek” der, sarılır kendine
Gelecekten borç alır birazcık merhemi
[growing intensity]
Her nefeste cam keser hava
Ama yenilmez, inadıdır dava
Bir gülüş saklar, saklar derinde
O gülüşle yakar karanlık perdesini
[Chorus]