göğsümüzde soğumuş göller, akarsular var
sonbahar havasına dönerken ömrümüz
avuçlarımızdan dökülüyor sararan yapraklar
kıyamet çığlığına benziyor esen rüzgar
üşüyoruz, sırtımızda; titreten, acıtan darbeler var
bir çıksa vaktimiz huzura
biraz sussa şu esen rüzgar
sonra üşütmese artık anılar
zaman yeniden genişlese yavaş yavaş
bu boğulma, bu sis, bu karartı kalksa ortalıktan
koparıp atabilsek, içimizi kemiren bu ur’ u varlığımızdan…