Kapıyı çaldın usulca,
kar taneleri omzunda,
gümüş bir sessizlikle girdin içeri.
Hoş geldin Aralık,
yılın en dürüst ayı.
Saatler geri alındı diye
kalpler de geri alınmıyor biliyorsun;
yine de sen,
eski defterleri üşütmeden açıyorsun.
Bir soba çıtırtısı, bir portakal kokusu,
bir çocukluk şarkısı dolanıyor sokaklarda.
Hoş geldin Aralık,
yalanların en kısa,
gerçeklerin en uzun olduğu ay.
İçimizdeki boş sandıklar doluyor birden;
bir mektup, bir ışık, bir eldiven içinde unutulmuş sıcaklık.
Dışarıda kar yağıyor yavaş yavaş,
içeride ise
bir yıl daha bitiyor,
bir yıl daha başlıyor
tam göğsümüzün ortasında.
Hoş geldin Aralık,
gözlerimizde eski yıldızlarla,
ellerimizde yeni dualarla.
Bu kez daha yumuşak ol,
bu kez daha çok sarıl bize.