[Kıta 1]
Geceler sessiz, duvarlar soğuk,
Biraz uyku, biraz düşünce, kalbim yorgun.
Masamda duran küçük bir kutu gibi hayat,
Her gün aynı ritüel, aynı ağırlık, aynı sırat.
[Ön Nakarat]
Bazen biri soruyor içimden:
“Bugün de dayanabilecek misin?”
Ben omuz silkip geçiyorum,
Çünkü başka çarem yok gibi.
[Nakarat]
“Yan etkisi intihar girişimli haplarla katlanmaya çalışıyorum hayata”
Düşüncem bu, gerçeğim bu, gizlediğim yara bu hayatta.
Ama geçmiyorum o çizgiden, sadece bakıyorum karanlığa,
Her nefeste biraz daha tutunuyorum hayata.
[Kıta 2]
Gündüzlerin gürültüsü bile bazen ağır gelir,
Kalabalık içinde bile kendini yalnız hissedebilir.
İlaçların dengesi, ruhun dengesizliği,
İnsan kendi içinden de yorulur, kendi kendini taşır bazen sessizce.
[Nakarat]
“Yan etkisi intihar girişimli haplarla katlanmaya çalışıyorum hayata”
Bu cümle benim mektubum, içimdeki fırtınanın adı adeta.
Ama düşmüyorum o çukura, sadece yanından geçiyorum usulca,
Belki de direnmek dediğin şey, işte tam burada saklı aslında.
[Kapanış]
Bir gün daha geçti, yine buradayım,
Kırık ama hâlâ ayaktayım.
Belki tam iyileşmem ama
Devam etmeyi bilen bir yanım var hâlâ.