[1.Verse]
Geriye dönüp bakıyorum yaşanmış onca şeyden geriye kalan kırık bi tabure görüyorum.
Evimin soğuk duvarlarında oluşan bu rutubet, her nefes aldığımda karanlığımla yüzleşiyorum, yani, şöyle anlatim
Pencereden giren rüzgâr, içerideki çığlığı üşütür
Yorgun bir kalbin ritmi bazen insanı büyütür bazen de yok eder sessizce iz bırakmadan,
Gölgem bile çekip gider sırtımdan utanmadan.
Sanki her nefesimde boğazıma yapışan karanlığın soğuk eli var.
Daralıyor ruhum görmediğimde seni kulaklarım duymadığında seni, yaşadığım bu acının büyük bi tarifi var.
Kül olmuş hayallerin arasından doğrulmaya çalışırım,
Her adımda yitip giden bir ben’i daha taşırım.
Sessizliğin içinde çırpınan bir umut ararım,
Ama her defasında karanlığıma geri sararım.
[2.verse]
Çare, ne demek bilmiyorum,
Çaresizliklere alıştım,
Beni var eden şey sonumuda hazırlamıştır.
Takmıyorum kafama her şeyin bi sebebi vardır umut yorgun adımlarla varacağı yere vardı.
Ve odamdaki mumum alevi karardı, sessizce terk etti beni bu yüzden karanlıkta kaldım.
Hangi yüreği açarsan bak ben oradayım, hangi sebebden ötürü diye sorgulamam sadece kırık bir zıvanayım.
Daralıyor duvarlar lanetimin bi sebebi metanet
Belki de çözülmüyor hiçbir düğüm kendi kendine belki de içimdeki fırtına, yılların birikmiş nefretine emanet