(Intro: Derin, yavaş bir synth pad ve kalp atışını andıran düşük tempolu bir beat başlar)
(1. Bölüm)
Odanın içinde biriken o gri sessizlik,
Her kelimen sanki bir cam kırığı, keskin ve gizli.
Duvarlarda yankılanan o sahte gülüşlerin,
Şimdi hangi boşlukta, kimin esiri düşüncelerin?
Işıklar kısık, sanki ruhumuz firarda,
Seninle olmak, kaybolmak gibi bu puslu karda.
(Nakarat)
Şimdi söyle, kime yandın bu soğuk kış gecesi?
Kelimelerin birer zehir, düğümlendi nefesi.
Bir yalan krallığı kurdun, tahtında sadece sen,
Ben ise gölgenle savaştım, yorgunum her yerden.
Duyuyor musun? Kalbim artık susuyor sana,
Sitemim değil bu, sadece veda bu boşlukta.
(2. Bölüm)
Aynalar yalan söyler mi, yüzüne baktığında?
Kendi suretini tanıdın mı, o sahte aydınlıkta?
Biriktirdiğin tüm o "hiç"ler, şimdi bana mı kaldı?
Gözlerindeki o soğukluk, ruhumu benden çaldı.
Atmospheric bir boşlukta, dönüp duruyor zaman,
Bizden geriye kalan, sadece koca bir duman.
(Nakarat)
Şimdi söyle, kime yandın bu soğuk kış gecesi?
Kelimelerin birer zehir, düğümlendi nefesi.
Bir yalan krallığı kurdun, tahtında sadece sen,
Ben ise gölgenle savaştım, yorgunum her yerden.
Duyuyor musun? Kalbim artık susuyor sana,
Sitemim değil bu, sadece veda bu boşlukta.
(Outro: Synth sesleri yavaş yavaş çözülerek uzaklaşır, beat yankılanarak sona erer)
Sadece veda...
Kendi karanlığında boğul artık.
Sessizlik... en ağır cevap.
(Fade out)