Türkish barbarrrr
Verse 1)
Yollar ıslak, geceler yine beni çağırır,
Kırık hayaller önümde sis gibi dağılır.
Kendime küstüm, içimde biriken ağırlık,
Kirmasti Gülüşüm sahte, gözümde yağmurun sağanağı var artık.
(Hook)
Belki de kayboldum, kimse fark etmedi,
Sene iki bin dört Ağustos ayı sabahın sekizi radyoda Sinemlee sevgi penceresi ardından ferdiyle zaman tüneli
Ezan okundu mikrofonda Tiryaki Tezcan sonra Damar harbi İsmail
Kapanış Nöbetçi Aykut
cingıldaaa bin bir FM
Bir Müslüm Gürses şarkısı gibi Esrarlı
(Verse 2)
Düştüğüm yerden kalkmak için sebep aradım,
Her adımım yarım, her nefesim yaralı.
Yürüdüm Köprü başından lala şahine
Şimdi dost bildiklerim gitti, yüzümü bile anımsamaz,
Kirmasti Ben kendime yetemedim, şehir bana dar, duvarlar anlamsız.
Küllerimde aradım huzurun izlerini,
Hisaraltı sokakları bilir en derin gizlerimi.
Kara ağaçlık kadar sessiz
Konuşsam duyamaz kimse içimin çığlığını,
Kirmasti Sustum… belki de sessizlik en doğru yanı.
Şato'da yudumlarken biramı bir zamanlar babam tam karşımdaydı.
Kalmadı o zamanın korkuları Büyüdük ama silinmedi hatıraları...
Belki de kayboldum, kimse fark etmedi,
Yarım kalan cümlelerim içimde yankılandı, tükendi.
Kalbimde bir sızı var, söyleyemem kimseye,
Kirmasti dert çöktü yine, adım attım sessizliğe.