Bir kalabalıkta yapayalnız gibiyim,
Konuşuyorum ama duyulmayan bir dilim.
İçimden geçen her şey birer yabancı,
Tanıdığım tek kişi… artık ben değilim.
Bir köşeye çekildim, içimle baş başa,
Sorular var ama cevapsız her masa.
Korkular sarmış gecenin örtüsünü,
Uyku değil bu, sessizlikteki susuşu.
Gözlerim aynı, ama bakışı başka,
Bir yorgunluk var, adı olmayan aşka.
Düşünceler bağırıyor, susamıyor icimde,
Ne sarılmak iyi geliyor, ne kaçmak,
Korkularım artık sokakta değil,
Kapımı kapatsam bile içimdeler, belli.
Ne zaman gülerim desem kendime,
Gülüşümde bile eksik bir hece gizli.
Eskiden sesim yankı bulurdu duvarda,
Şimdi içimde bir yabancı bakıyor bana.
Adım atmak bile ağır gelirken
Gölgem bile bensiz gidiyor bazen.
Yoruldum güçlüymüş gibi davranmaktan,
“İyiyim” yalanı ezber oldu dudaktan.
Dışarda dünya dönüyor, ben içimde beklerken,
Zaman bile benden yorulmuş sanki giderken.
Güldüğüm filmler artık geçmiyor içimden,
Bir gülüş bile yoruyor beni nedense erken.
Yolda kalan bir çocuk gibi hissediyorum,
Adı unutulmuş bir şarkı gibi, savruluyorum.
Bir köşeye çekildim, sustum bu gün,
Ne eski ben kaldım, ne de bir dün.
Sevdiğim şeylerden koptum azar,
Gönlümde kirgin, içimde sizı var.
Oyunlar çağırmaz, kalem suskun,
Bir çocuk vardi, şimdi donuk, durgun.
Değişmeyeyim dedim, direndim biraz,
Ama aynadaki ben, başka bir yaz.
Kaçacak yol yok, nereye gideyim?
Beni ben yapan şeyleri silemeyeyim
Hayat dönerken durmak zor iş,
Zaman geçtikçe her şey karış.
Kimi gitti, kimi kaldı uzakta,
Sevgi de eksildi kalbin kıyisında.
Eskiden gülerdim, şimdi sessizim,
içimde büyüyen bu garip hisizim.
Ben değişmek istemedim, yeminle,
Ama değiştim usul usul, derinle.
Çocuk kalmak ne zormuş meğer,
Büyümek, sessiz bir düşmüş meger.
Gözlerim takılır izine,
Kanmam artık bir tek sözüne.
Her şey çıktı gün yüzüne,
Sen de inanma kendi sözüne.
Geceler boyu düşündüm,
Hangi sözün doğru diye.
Sana kalbimi sundum,
Sen onu savurdun niye?
Bir gün sevip bir gün unuttun,
Kendi yalanına sen de kandın.
Gözlerin bana masal okuttu,
Şimdi mi gerçeği anladın?
Aynada kendine bak da gör,
Sözlerin içi bomboş.
Ben düştüm ama kalktım,
Senin yalanların hâlâ sarhoş.
Şimdi dönsen ne fark eder?
Sözler yine aynı sözler.
Kendi yalanında kaybolmuşsun,
Gerçekler seni de üzer.
Bir adam yürüyordu gecenin kıyısında,
Kendi yankısını duymaz olmuş kulağında.
Zaman kırık bir aynaydı avuçlarında,
Hangi parçasına baksan, kanardı ruhunda.
Yıldızlar duymaz, bilirdi bunu.
Bir adım attı boşluğa doğru,
Kendi varlığıydı en büyük korkusu.
Ama bu defa kalkmaya gücü yoktu.
Ne bir sabah beklerdi, ne bir akşam,
Geceler aynıydı, düşleri pişman.
Bir duvarın gölgesine yaslandı,
Kendi içinden sessizce kaçtı.
Bir ip, bir bıçak, bir yüksek çatı,
Hangisi daha az acıtırdı hayatı?
Düşünmedi bile, çünkü çoktan,
Kendi adını bile silmişti aklından.
Bir köprü, bir uçurum, bir soğuk demir,
Hangisi çağırırsa, oraya gidecek.
Zaten çoktan ölmüştü içinde bir yer,
Sadece bedeni peşinden gidecek.