---
[Intro – Ceza flow]
Yo!
Barış masal değil, mermiyle yazılmaz!
Gerçekler yanıyor, sessizlik azap!
Dinle!
---
[Verse 1 – Ceza tarzı (hızlı flow, teknik vurgu)]
Duman üstü beton, gökyüzü kurşun,
Çocuk düşer yere, tarih suskun!
Bu mu medeniyet, bu mu insanlık?!
Her bombada sustu vicdan, yankı kaldı kanlık!
Dillerde barış, ellerde silah,
Her söz bir tuzak, her göz bir günah.
Gazze dedin mi, dünya sağır olur,
Bir bebek ağlar, kameralar donuk olur!
Ben gördüm o bakışta bir çağrı,
Taş atan çocukta yürek var, ağrı!
Ben yazdım bu satırı, kanla değil kalemle,
Ama kan dökülür hâlâ, kim durur bu elemle?!
---
[Nakarat – Sagopa tarzı (duygusal, derin düşünce)]
Barış dedik, duvar yıkıldı içimizde,
Çocuklar sessiz, umutlar biçimde.
Bir dua kaldı dudakta titrek,
Gazze ağlar, dünya gülümser – ne çirkin!
---
[Verse 2 – Sagopa Kajmer tarzı (melankolik, bilinçli sözler)]
Bir ses var, geceyi yırtan,
Bir annenin duası, göğe fırlayan.
Vicdanlar uyur, ekranlar parlar,
Gerçeği gören yok, herkes “paylaşır” anlar.
Sözde insanlık, özde kâr hırsı,
Kelimeler ucuz, barışsa lüks sanki.
Bir çocuk bakar göğe, elinde taş,
Ama taş değil o, umut aslında – saf!
Gözyaşı tuzla karışır, toprağa düşer,
Bir tohum olur belki, barış oradan yeşerir.
Ama dünya kör, satır satır yanar,
Gazze’nin adını duysa bile anlamazlar!
---
[Nakarat – Ceza + Sagopa mix flow]
Barış dedik, duvar yıkıldı içimizde,
Çocuklar sessiz, umutlar biçimde.
Bir dua kaldı dudakta titrek,
Gazze ağlar, dünya gülümser – ne çirkin!
Gazze yanar, sözler donar,
Kalem kırık, defter kanar.
Bir gün gelir adalet,
Ve sessizlik bile konuşur ağır ağır…
---
[Outro – Sago tarzı monolog / spoken word]
Dünya büyük, ama kalpler dar…
Bir çocuk ağlarken, hiçbir savaş kazanç değildir.
Gazze susmaz…
Sadece bekler — barışı.