(1. Kıta)
Kaçamadım, kurtulamadım buralardan,
Yollar sustu… ahhh… içim kaldı yalın yaralardan.
Alamadım tadını, hep içimde saklı,
Bir bakışın yeterdi… ahh… kalbim ondan ağlardı.
(2. Kıta)
Gittim sandım, meğer kendimi kandırmışım,
Dünya geniş dedim… ahhh… ama dar kalmışım.
Hep umutla döndüm yarınların yüzüne,
Sen kapamışsın yolu… ahh, ahhh… sessizce, gizlice,
İstemeden de olsa…
(Nakarat – Uzun Ah’lı)
Ne çok isterdim dünyaya karışmayı,
Bir gün olsun dertsizce durup gülmeyi.
Ama yazı böyleymiş… ahhh… döndü dolaştı bana,
Ahlar bana… ahhh… vahlar bana…
Yanmışım içimde… ahhhh… yana yana…
(Köprü – Dumansız Ateş Gibi)
Belki de kader böyle çöktü omzuma,
Ben geç kaldım… ahh… dünya erken vurdu canıma.
Ne varsa içimde yıllarca sustu durdu,
Bir ben bilirim… ahhh… bir de geceler unuturdu.
(Son – Sönmeyen Aşkın Külü Gibi)
Kalamadım yerimde… ahh… tutamadım izini,
Bu gönül unutur sandım ama bilir bildiğini.
Hâlâ bir yerde saklı, titrer sessiz sözlerin,
Yanmışım ben sana… ahhhh… sönmeyen közlerin…