Nakarat]
Geç kaldık belki de bir ömrü paylaşmaya
Sen başka şehirlere, ben kendime savruldum
Beni hiç unutmamış gözlerinle baktığında
Anladım… biz hiç bitmedik aslında...
[1. Kıta]
İlkbahardı, liseydi, bir banka iki kalp
Damla saçlarını örerken ben seni gizliden seyrederdim
Emir Can hep sessizdi, ama içi fırtına
Her sabah aynı sokakta beklerdi bir umutla…
Dersler bitti, yollar açıldı
Bir veda, bir mektup, bir “belki sonra”
Sen İstanbul’a, ben askere
Zaman aktı, kalbim hep sende…
[Nakarat]
Geç kaldık belki de bir ömrü paylaşmaya
Sen başka şehirlere, ben kendime savruldum
Beni hiç unutmamış gözlerinle baktığında
Anladım… biz hiç bitmedik aslında...
[2. Kıta]
Aradan on yıl geçti, bir kafede rastladık
Senin elinde bir kitap, bende eski bir şarkı
"Damla?" dedim ürkekçe, gözlerin doldu ansızın
"Emir Can," dedin titreyerek, sustuk dakikalarca…
Evlenmedin sen de, ben de unutamadım
Bir fotoğrafın cüzdanımda, bir dua her akşamımda
O gün yürüdük eski sokaklardan
Hatırladık, unutmamış kalpler aslında...
[Köprü]
Hayat bazen uzak düşürür iki ruhu
Ama kalpten çıkan, döner hep bulur yolunu
Sen benim ilk, sen benim son şiirim
Damla, sensiz geçen her yıl eksik bir mevsim...
[Nakarat – Son]
Geç kaldık belki de bir ömrü paylaşmaya
Ama bir ömür yetmez seni sevmeye, Damla
Gözlerinle gülüyorum hâlâ her sabaha
Anladım… biz hiç bitmedik aslında...
[Çıkış]
Bir bankta, bir ilkbaharda
İkimiz hâlâ o günkü gibiyiz aslında...