Bir cam kırığı gibi battı sözlerin
Rengi soldu bak artık tüm günlerin
Gözlerine baktığımda gördüğüm o yalan
Sanki bir fırtına, her şeyi yıkan
Maskelerin düştü, kalmadı bir izin
Kül oldu yaktığın o güzelim dizin
Söylediğin her kelime sahte bir oyun
Boynuma geçirdiğin o görünmez koyun
Doğruyu ararken kayboldum arada
Bir liman beklerken battım bu karada
İnandım masallara, inandım boşluğa
Senin o süslü, o zehirli hoşluğa
Dönüşü yok artık bu yorgun yolun
Belli ki kırılmıştı en başta kolun
Dürüstlük ağır gelir taşımak bilene
Yazıklar olsun o içten gülene
Sustu artık içimdeki o deli ses
Yalanlarla dolmuş her alınan nefes
Bitti bu hikâye, silindi tüm anılar
Yalanın üstüne kurulu bu duvarlar