Sen mi yapacaksın dediler, ben yaptım, izledin,
Konuşan çoktu ama sahayı ben çizdim.
Söz ağızdan çıktı mı geri dönüş yoktur,
Babalar sözünü tutar, bu sokak bunu bilir.
Arkamdan konuşanlar hep gölgede kaldı,
Ben yoldayken geceler sabaha bağlandı.
Kimse inanmazken kendime kefildim,
Düştüm, kalktım, her seferinde daha sert geldim.
Boş laf değil, terle yazıldı bu hikâye,
Karanlık sokaklardan çıktım ışıklı vitrine.
Maskeler düşer zaman geçtikçe,
Gerçek yüzler görünür iş bitince.
Gülüşüm sakin ama içimde fırtına,
Hedefe kilitliyim, bakmam sağa soluna.
Dün dalga geçenler bugün adımı sorar,
Başarı sessiz gelir, kıskançlık bağırır.
Dur…
Işıklar söner, nefes tutulur, zaman yavaşlar,
O an anlarsın kim gerçek, kim lafta kalmışlar.
Kalp hızlanır, sahne boş, gözler üstümde,
Bu yol geri dönüşsüz, imza var her sözümde.
Cebimde planlar, kafamda rota,
Bir adım geri yok, gözüm zirve kota.
Adım atınca hissedilir, yer titrer,
Çünkü ben konuşmam, yaptığım konuşur, yeter.
Bir söz verdim kendime, asla yarım kalmaz,
Babalar geri dönmez, yolundan sapmaz.
Sorarlardı başta “olur mu?” diye,
Şimdi adımı yazıyorlar duvara, sokağa, her yere.
Sen mi yapacaksın dediler, ben yaptım, izledin,
Konuşan çoktu ama sahayı ben çizdim.
Söz ağızdan çıktı mı geri dönüş yoktur,
Babalar sözünü tutar, bu sokak bunu bilir.