|: Osman Emmi, bu ne haldir, viran bağlar inlemiş,
Kerpiç evin çatısında nice keder dinlemiş.
Osman Emmi, gönül yorgun, bakışların hep çorak,
Bir dert sarmış dört yanını, yürekte hep bir sorak.
Gönül bağlar, dağlar, bucak ovası,
Bu hasretin Osman Emmi, kışın karası.
Acıöz’dür, Delice’ye bağlanır, döner kuyu,
Tükenir mi bu sevda, alın yazısı...
Deve Kuyu susuz kalmış, göğü delmiş boranı,
Kızıl Gedik dumanıdır, sarmış her bir oranı.
Osman Emmi, Kara Oluk’tan bir yudum su bekleme,
Dertli başın her köşesi binbir hüzün bekletme.
Gönül bağlar, dağlar, bucak ovası,
Bu hasretin Osman Emmi, kışın karası.
Acıöz’dür, Delice’ye bağlanır, döner kuyu,
Tükenir mi bu sevda, alın yazısı...
Mezar Güzü, otağın solgun, dökülür yaprağı,
Kara Yazı kara bahtın, çiğnenir toprağı.
Osman Emmi, gel yanıma, sen de artık yaşlanırsın,
Yitirdiğin bir gül dalı, sen kendini uslanırsın.
Gönül bağlar, dağlar, bucak ovası,
Bu hasretin Osman Emmi, kışın karası.
Acıöz’dür, Delice’ye bağlanır, döner kuyu,
Tükenir mi bu sevda, alın yazısı...