İki Ölüm Arasında”
Bir geceydi sessiz, karanlık,
Kırık bir dua gibiydi ellerim.
Senin ismini anarken dudaklarım,
Birden babamın adını duydum ölüm haberinde.
Ne garip değil mi?
Bir yanım seni affetmek istiyordu hâlâ,
Diğer yanım toprağa düşen adımlarını dinliyordu babamın.
Ben seni sevmiştim,
Bir çocuk gibi, safça, korkmadan…
Senin gülüşünde babamın sıcaklığını bulmuştum,
Senin gözlerinde evim vardı,
Senin sesinde huzur…
Ama bir gün öğrendim ki,
Beni değil, sadece sevgimi sevmişsin.
O an içimden bir şey koptu,
Adını koyamadım,
Ne nefret, ne acı,
Sadece kocaman bir “hiç” doldu içime.
Yine de gitmedim,
Gitmeyi bilmedim.
Belki bir gün dönersin diye,
Kendimi kandırdım her gece.
Sonra babam gitti…
Gidişiyle anladım “kaybetmek” ne demekmiş.
Bir ses eksildi evin duvarlarında,
Bir sandalye boş kaldı sofrada,
Bir el değmedi artık başıma,
Ve ben o gün büyüdüm…
Hem yetim kaldım, hem yarım…
Sen geldin o gün,
Boynuma sarıldın,
Ağladın
Sanki senin içindi o mezar,
Sanki senin suçundu o sessizlik.
Ben sustum…
Çünkü hangi acıya ağlayacağımı bilemedim;
Babamın ölümüne mi,
Yoksa senin içimde öldüğüne mi?
Affetmek istedim,
Çünkü seni affetmek babamı anmaktı bir yerde,
O hep “insan sevmekten vazgeçmesin” derdi bana.
Ama içimdeki yara kabuk tutmadı,
Senin gülüşünle tekrar kanadı.
Her defasında yeniden öldüm,
Her defasında yeniden dirildim seni hatırlarken.
Bir gece rüyamda babam geldi,
“Evlat” dedi, “bazı insanlar senin sevgini taşıyamaz.”
Uyandım,
Yastığımda gözyaşım,
Kalbimde senin adın…
Bilmiyorum hangisi daha ağırdı o sabah;
Birinin mezarını ziyarete gidip
Diğerinin kalbimden çıkmamasını izlemek
Sen hâlâ varsın içimde
Tıpkı babam gibi
Ama biri toprağın altında
Biri ihanetin ardında
İkiniz de yoksunuz artık
Ama ikiniz de yaşıyorsunuz bende
Bazen rüzgârda senin kokunu sanıyorum
Bazen bir dua arasında babamın sesini
İkinizin de gidişiyle öğrendim
Bazı acılar geçmez sadece yer değiştirir
Biri kalpte yaşar
Diğeri mezarda susar
Ve ben
Bir mezarın başında
Boynumda ağlayan bir kadınla
İçimde susan bir çocukla
Yalnız kalmayı öğrendim
Artık ne affedebiliyorum seni
Ne de silebiliyorum kendimden
Bir yanım bırak diyor
Bir yanım belki döner diyor hâlâ
Ama biliyorum
Dönen hiçbir şey eskisi gibi olmaz
Tıpkı babam gibi
Tıpkı ben gibi
Tıpkı sen gibi