🎤 Damar Arabesk – “Kaderin İzleri”
(Nakarat – Erkek)
Yüreğimde yangın var, sönmedi yıllardır
Kaderimde çizik var, kapanmaz bu yaradır
Gittin ama içimde, bıraktığın fırtınadır
Ben hep aynı yerdeyim, sen başkasının yarasıdır…
(1. Kıta – Erkek)
Geceler dostum oldu, sokaklar sırdaşım
Bir elimde sigaram, diğerinde gözyaşım
Kime anlatsam dermiş ki “geçer zamanla”
Zaman değil be gülüm, sensin beni çürüten aslında…
(Köprü – Kadın vokal arkadan)
“Unut artık” der herkes… “Unutmak kolay mı?”
Bir ömür verirdim sana, sen bir günü çok gördün…
(2. Kıta – Kadın)
Ben de yandım aslında, kimse bilmez içimi
Gülüşümde saklarım, sızımın gerçek biçimi
Giden dönmez biliyorum, kader böyle yazılmış
Sevda dediğin ateş, ikimizi de yakıp durmuş…
(Nakarat – Birlikte)
Yüreğimde yangın var, sönmedi yıllardır
Kaderimde çizik var, kapanmaz bu yaradır
Gittin ama içimde, bıraktığın fırtınadır
Ben hep aynı yerdeyim, sen başkasının yarasıdır…
(Kapanış – Rap/Arabesk Karışık – Erkek)
Yaşamak mı bu? Yoksa nefes alan bir mezar mı?
Her adımımda gölgem bile bana küser mi?
Diyorlar ki “aşk böyle” — yalan!
Aşk böyle olmaz, insanı bu kadar yakmaz ulan…
🎤 “Kaderin İzleri – Sert Damar Monolog (Rap Konuşma Tarzı)”
(Başlangıç – Fon müziği: ağır bass, düşük tempo, karanlık piyano)
“Dinle…”
Burası yüreğimin en karanlık köşesi.
Kimse bilmez burayı…
Ben bile bazen girmeye korkarım.
Her insanın bir hikâyesi vardır ya…
Benimki izlerle dolu.
Kaderin çizdiği değil…
İhanetin, yokluğun, suskunluğun çizdiği izler bunlar.
Sen gittin ya…
Bir şehir çöktü içimde.
Sokaklar sustu,
gölge bile terk etti beni.
Yalnızlık dediğin var ya…
Zindan gibi çöktü omuzlarıma.
Ben kaçtım, acı kovaladı.
Sustum, içim konuştu.
Konuştum, kimse duymadı.
Her nefesim “keşke” koktu,
her adımım “neden” diye sordu.
Aşk mı?
Aşk dediğin güzel bir masal değil.
Gerçek olunca acıtır,
acıttıkça büyür,
büyüdükçe iz bırakır.
Ben o izlerin içinden yürüdüm.
Sen orada kayboldun.
Şimdi herkes bir şey söyler:
“Boşver…”
“Unut…”
“Zamanla geçer…”
Geçmez be kardeşim.
Yara geçmez, sadece yer değiştirir.
Kalpten akla göç eder,
akıldan geceye…
geceden uykuya…
uykudan kabusa…
Döner durur, ama bitmez.
Sana gelince…
Sen benden gittin sandın ya…
Ben senden hâlâ gitmedim.
Sen unuttum dedin ya…
Ben unutamadım.
Unutmak kolay değil,
kolay olan gitmekmiş…
Sen onu seçtin.
Ama dinle…
Ben artık o eski ben değilim.
Aynı acının üstünden bin kere geçtim.
Kırıldım, dağıldım, çöktüm…
Sonra sessizce topladım parçalarımı.
Kader kırdı, ben topladım.
Sen sustun, ben yuttum.
Dünya vurdu, ben direndim.
Ve şimdi…
Bu izler var ya…
İşte onlar bana güç oldu.
Düşürdünüz, kalktım.
Yaktınız, söndürdüm.
Bittim sanıldı…
Toprak oldum, yeniden yeşerdim.
Ama bir şeyi unutma…
İnsan en çok sevdiğinden iz kalır.
Ben o izi taşıyorum hâlâ.
Silmeye çalışmıyorum bile.
Çünkü o iz…
Kader değil…
Senin mirasın.
(Bitiş – Fon yavaşlar, tok bir cümleyle kapanış)
“Ve ben…
O izlerle yaşamayı öğrendim.
Ama sen…
O izlere layık olmayı hiç öğrenemedin.”