Yine gece çöktü, aklımda bin soru.
Elimde kalan tek şey, kırık bir hatıra koru.
Gözlerim yorgun, bu sessizlik can yakar,
Her köşe başında bekler, tanıdık bir efkâr.
Nasıl geçerdi günler, haberin yoktu senden,
Bir yabancı gibiydin, artık çok uzaktasın benden.
Oysa ben her şeyi, sana adadım derken,
Güneşim erken battı, henüz daha baharken.
Heba olan dünler, bir daha geri gelmez mi?
Yaralı kalbim, bu sızıyı hiç bilmez mi?
Kayıp zamanlarımın hesabı sorulur elbet,
Şimdi sadece bir iz, bıraktığın o hasret.
Bir yudum nefes dilerdim, oysa sen boğdun beni,
Bu şehrin sokakları, şimdi sana döner mi geri?
Ne kadar koşsam da, hep aynı yerdeyim,
Bir gölge gibi, kendi yorgunluğumla yüzleşeyim.
Anılar ağır yük, sırtımda taşıdığım,
Sonsuz sandığım ne varsa, şimdi yokluğuna alıştığım.
Bir mum gibi eridim, her gece azalarak,
Kalan tek gerçek sensiz, sensiz geçen bu şafak.
Heba olan dünler, bir daha geri gelmez mi?
Yaralı kalbim, bu sızıyı hiç bilmez mi?
Kayıp zamanlarımın hesabı sorulur elbet,
Şimdi sadece bir iz, bıraktığın o hasret.